Bu fikirleri ciddiye alırsanız, hayatınız değişecek!

 

 

Hayır, postlarıma klişe kişisel gelişim kitaplarından bozma başlıklar yazmıyorum. Bu başlık Profesör Michael Puett’in Harvard’da antik Çin felsefesi derslerine açılış cümlesi.

Peki nedir bu fikirler derseniz, Puett’in, Christine Gross-Loh ile ortaklaşa yazdığı ‘Yol’ kitabından ciddiye almayı planladığım fikirleri sıralıyorum:

“Kendimizi her zaman daha iyi insanlara dönüştürebiliriz. Değişim aşamalı olarak, ısrarla gelir. Kendi yolumuzu kapayan biziz.”

“Hayat da böyle bir şeydir: İnsanların anbean karşılaştığı, sonsuz sayıda tepki verdiği ve duygusal olarak bir ileri bir geri çekildiği bir şey.”

“Değişim, insanlar davranışlarını değiştirene kadar gerçekleşmez ve insanlar da küçük şeylerden başlamazlarsa davranışlarını değiştiremezler.”

“Kendinizi ‘olduğunuz kişi’ olarak tanımlamak durumun geneline duyarlılığınızı, verebileceğiniz tepkilerin kapsamını ve gösterebileceğiniz iyiliği sınırlar.”

“Tek norm iyiliktir. Konfüçyüs’e göre, iyiliği beslemek ve ifade etmek etik bir insan olmanın biricik yoludur.”

“İçsel eğitim, alınan derin nefeslerin basit nefeslerin ötesinde olduğunu öğretir; sakinleşmemize, olumsuz enerjileri dinginleştirmemize ve rahatlamamıza yardımcı olacak biçimde enerjiyi içimize çekeriz.”

“Tüm boyutlarıyla dünyanın daha fazla farkındalığı içinde olduğumuzda, potansiyel olarak ona dair hissedebileceklerimize daha açık hale gelir ve ona daha iyi tepki verebiliriz.”

“Edebiyatla, gerçek hayatta muhtemelen asla deneyimleyemeyeceğimiz farklı yönlerde, geniş zaman ve deneyim alanlarıyla karşılaşırız.”

  Aslında bu küçük kitapta büyük fikirler yok. Yani kendini sil baştan yaratma meditasyonları falan anlatılmıyor. Yeni alışkanlıklar edinerek, dünyaya ve insanlara verdiğimiz tepkileri değiştirmenin yollarını öğretiyor. Çinli filozoflara göre işin sırrı : duygularımızı işleyerek önemli-önemsiz her duruma etik tepkiler verecek şekilde kendimizi sürekli geliştirmemiz.

  En büyük sorunumuz; otomatik pilota bağlamış halde olaylara ve insanlara verdiğimiz tepkiler. Tepkilerimizi daha incelikli hale getirmek içinse yapmamız gereken duygularımızı işlemek ve kendimizi eğitmek. Bunu da ritüeller sayesinde yani ‘-mış gibi’  yaparak sağlayabiliriz. Örneğin, sevgilin ile her tartışmanın ardından küsüp, sessizce bir köşede oturuyorsun diyelim. Bu tamamen şablonlu, alışkanlığa bağlı bir tepki. Her zaman bu şekilde davranmaya devam edersen, kendi davranışının içinde hapsolacak, affetmeyecek ve en önemlisi kendi dönüşme potansiyelini sınırlayacaksın. Gelecek sefere -mış gibi davranabilir ve susmak yerine kendini ifade etmeyi deneyebilirsin.  Her defasında bilinçli olarak aynı ritüeli tekrarladıkça zaten alışkanlık haline getireceksin ve o küskün halinden eser kalmayacak. 

  Farkında olmasak da kalıplaşmış alışkanlıklarımız bizi başka insanları önemsemekten alıkoymaktadır. Çoğumuz öylesine egoist olduk ki dünyanın çivisi çıktı, çıkacak… Ancak, -mış gibi ritüelleri sayesinde çevremizdekilere nasıl iyi davranabileceğimizi sezme becerisini geliştirebiliriz. Örneğin, babanız politik nutuklarından birine başladığında her zamanki iç geçirmenizi bastırmak yahut eşiniz eve geldiğinde onu kapıda gülümseyerek karşılamak tekdüzeleşmeyi kıracaktır. Ki işin bir başka güzel yanı da kendi şablonlarımızı kırmamız, başka insanların da esnek olduğunun farkına varmamızı sağlar. Sürekli eski/yeni sevgilisinden, annesinden, arkadaşından şikayet eden bir insan olmak yerine, önce kendimizde neyi değiştirebiliriz diye şöyle bir iç muhasebe yapmakta fayda var.

  Kendi mutluluğuna odaklanmaksızın daha iyi bir insan olmak için mücadele etmek aslında beraberinde büyük bir mutluluk getirmektedir. Tuhaf bir şekilde sürekli olarak en kötü yönlerimizi açığa çıkartıyoruz. Dedikodu yapıyor, arkadaşlarımızı kıskanıyor, trafikte küfür ediyoruz… Unutmayın, iyilik en çok çevremizde olan insanlarla günlük yaşamlarımızda hissedebildiğimiz ve besleyebildiğimiz bir duygu! En ufak bir nazik davranışınızda kendinizi nasıl da iyi hissettiğinizi anımsayın. Yazarlar, buna ‘iyilik filizi’ adını vermiş. Ki iyi davranışlarımızın alıcı tarafında olanlar da daha iyi davranmaya meyilli olacak. Ve böylece bu türden minicik iyilik anları çoğalarak, bütün bir yaşamı doldurana kadar gelişecek!

   Ayrıca derin nefesler almayı, egzersiz yapmayı ve sağlıklı beslenmeyi ihmal etmeyin!  Ve tabii kitap okuyun!

  Bonus olarak kapanış alıntısı: “Yaptığımız her şey ya iyiliği ifade eder ya da ona gölge düşürür.”

Kaynak: Yol/Michaek Puett-Christine Gross Log/Koridor Yayıncılık

2 Comments

Add yours →

  1. Çok iyi geldi. Tüm yazılarını okuyorum
    Pinarsoo

    Liked by 1 kişi

  2. ♡Not ettim…✒:)

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: